Gönderen: wmwebtr | Mart 8, 2009

Link alış-satış, hit, pagerank bağlantısı

google pagerank

Son zamanlarda Google tarafından işlenen cinayetlerin sayısı artınca mağdur olan memleketim webmasterları da doğal olarak bir şeyler öğrenmek için sık sık soru soruyor. Ben de Google cinayetlerine canlı tanık olanlardan birisi olarak katkıda bulunmak istedim.

Her şey Google’ın herkesi kıskandıran pagerank algoritmasının ana yapısını açıklamasıyla başladı. Hayal meyal hatırlıyorum A2 = n1+n2……. Nn gibi rakamlar… 10 ve üzeri kuvvetlerden oluşan bir puanlama sisteminin olduğunu göğsünü gere gere anlattı Google. Amacı bu işi ne kadar detaylı, ne kadar güzel, ne kadar başarılı yaptığını anlatıp, kendi ürettiği bu sistemin alternatifsiz olduğunu tüm dünyaya duyurmaktı.

Ancak istediği olmadı bu genç yabancı arama motorunun. Google’ın bu başarısını(!) paylaşmak isteyen kişiler hemen kafa yordular ve çok zaman almadan, Google için çok önem taşıyan, önemli noktaları keşfettiler. Bu o kadar değerli bir keşif oldu ki, nakite dönmesi nerdeyse altından dahi kolay oluyordu. İlk zamanlar sıcak bakmadığım bu yaklaşım, işsiz yabancı meslektaşlarıma onbinlerce dolar kazandırmaya başlayınca, biz de geri kalmadık ve onlar gibi yaptık. Öğrendik, öğrendiklerimizi hemen nakite çevirdik. Site sahiplerinin ağızlarının suyu nasıl da akıyordu. Harcadığı ücretin kat kat fazlası cebinde. Hem de site ziyaretçi sayısını birkaç yüzbine çıkartanlar bile vardı.
Burada bir çizgi atalım.

Bu arada google övüne övüne anlattığı algoritma başarısını kaybetmeye başladı. Hepsi olmasa da bir çok püf noktası, zeki ve de dikkatli webmasterlarca keşfedildi. Bu keşifi başarıyla tamamlayan meslektaşlarımıza seo uzmanı denildi. Seo uzmanlarının başarısı, Google’ın ve bu insanlarla çalışmayan bazı site sahiplerinin canını sıktı. Öyle ya artık arama sonuçlarını Google değil, seo uzmanları yönlendirmeye başladı. Google için iş çığırından çıktı. Ağzı köpüren genç yabancı arama motoru ısırmak için seo uzmanlarını aramaya başladı.

Kaldığımız yerden devam.

Uzmanların seo çalışmalarındaki başarısı, başarısız webmasterlara ilham oldu ve ikinci bir meslek ortaya çıktı: seo ameleliği. Bu mesleğe mensup arkadaşlar sabah-akşam,ikindi, yatsı, gece yarısı, gece yarısından sonra, sabaha karşı gibi muhtelif zamanlarda link kasarak nihayet web ortamını link çöplüğüne, arama motorları sonuçlarını da –alakasız- sonuçlarla, kullanıcılara bol zaman kaybı zevkini yaşatmaya kadar götürdüler, tabi götürdükleri tek şey bunlarla da sınırlı değil.

Hatta öyle bir hale geldi ki demo program dahi arayacak olsak google, full versiyon veren siteler orijinallerinin üzerine çıkmaya başladı. Biz buna günümüzde çağdaş eşkiyacılık diyoruz. Emek sahibi havasını alırken, seo amelesi programı kendi yapmış da web aleminin hizmete sunan kahraman gibi dağıtmaya başladı.

Herşey iyice karışmışken ağzı köpüren genç arama motoru bir çözüm(!) buldu. Kes cezayı, korkut herkesi. Son birkaç yıl içinde o kadar çok ceza çeşidi çıkardı ki ben bile hepsinin adını tam olarak hatırlayamıyorum. Dance, bomb, sandbox, fitler, fish vs. Webmasterları korkutmak isterken daha kötüsü oldu ve yukarıda ayırdığımız iki meslek bir konuda birleşti; Paranoyak seocular. Şunu yapsam google kızar mı, buna baksam ne der, herkes birbirine sormaya başladı. Milletin şaşkınlığı daha üstünden gitmemişken ağzı köpüren arama motoru yaşantısının zirvesine çıktı ve kuduz oldu. Kimi ısırdı da kaptı bilmiyorum ama artık herkesi ısırıyor. Ayırım yapmadan. Önüne kim gelirse. Isırılan kişi ya beni niye ısırdın diye webmaster tools’dan yeniden değerlendirme isteği gönderiyor. Muhatap harbi seni niye ısırdım ki kusura bakma kardeş diyor. Kimine de iyi ki ısırmışım.

Şimdi gelelim işin özüne, neden bu kadar uzun yazdım. Google ritminin gelişimine ve geldiği noktaya daha geniş bir açıdan bakmanızı istedim. Ritim diyorum çünkü, artık algoritm olduğuna ben inanmıyorum.

Her şey allak bullak oldu. Hem birinci site webmasterı olmak isteyenlerin, hem de googleın katkıları bu konuda tartışılmaz. Tek gerçek tek düzelik google sırrını çözme devri bitti. Siz dürüst de çalışsanız o sizi ısıracak bir yer buluyor artık. Son düşen kaliteli bir projeyi de gördükten sonra iyice emin oldum.

Link alış-satış, hit ve pagerank bağlantısı İstanbul trafiğine döndü. Herkes çözülmesini istiyor artık. Ama bu trafik kaç yılda çözülür kimse öngöremiyor. Meslektaşlarıma tavsiyem bu aralar biraz bekleyin, her şeyi oluruna bırakın.
Bizim orada bir laf vardır : “İte dalanana kadar, çalıyı dolanın.”. Herkese saygılar selamlar.


Cevap bırak

Sizin cevabınız:

Kategoriler